seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2014 Pazar

SM, camide seks, 14 yaşında kızlarla evlenme, hamileden tahrik olma, bira içen kıza tecavüz edip beraat etme vb. onlarda ama porno lobisi biz oluyoruz. Lanet olsun ki bunlarla aynı havayı soluyorum.

1930


ERZURUM'da kız kardeşi 23 yaşındaki H. B.'ye tecavüz ettikleri iddiasıyla tutuklu yargılanan Kars'ın bir köyünde imam, 29 yaşındaki A. B. İle erkek kardeşi, 27 yaşındaki M. B. Hakkında Erzurum 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesinde 10.5 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası istendi. A. B., ifadesinde kardeşiyle birçok kez 'birlikte olduğunu' ancak onun da ses çıkarmadığını söyledi.
Merkez Yakutiye İlçesi'nde oturan H. B., polise başvurarak iki ağabeyinin kendisine tecavüz ettiğini ileri sürdü. Annesini 7, babasını 1 yıl önce kaybettiğini belirten H. B., birlikte kaldığı ağabeyi M. B.'nin de kendisine tecavüz etmeye başlamasına tepki gösterdi. Diyanet İşleri Başkanlığı kadrosunda Kars'ın bir köyünde imam olan ağabeyi A. B. ’nin de daha önce kendisine defalarca tecavüz ettiğini öne süren H. B., şöyle dedi:
"İlk tecavüzü ağabeyim A. B., geçtiğimiz Ağustos ayında yaptı. Ağabeyim evde kimse olmadığı sırada tecavüz etti ve bunu kimseye söylememe konusunda uyardı. Olayları ablam R. ’ye anlattım. Kimseye söylemememi aksi halde ağabeyimin işinden olacağını söyledi. Ağabeyimin tecavüzünden hamile kaldım, Ankara’ya götürdü kürtaj oldum. Daha sonra da küçük ağabeyim M. B., tecavüz etti. Hastanede tanıştığım E. P.'nin de tecavüzüne uğradım. Ağabeyim M. B. Babam öldükten sonra bana şiddet uygulayınca Kadın Sığınma Evi'ne yerleştirildim. Burada N. U. Adlı kadın ile tanıştım. Benim zor durumda olduğumu görerek erkeklerle birlikte olmam karşılığında çok para kazanacağımı söyledi. İstemediğim halde N. Ç. İle birlikle olmamı istedi. Kabul etmeyince N. Ç. De tecavüz etti. "
Şikayet üzerine yakalanan ve sevk edildiği 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’nde 2.5 yıldan bu yana eşinden ayrı yaşadığını anlatan imam A. B., suçlamaları kabul etti. Kız kardeşi ile birlikte olurken zor kullanmadığını söyleyen A. B., "H., öz kız kardeşim olur. Kendisiyle birlikte oldum. Ancak, bana karşı koymadı. Birçok kez birlikte olduk. Hamile kalınca Ankara'ya götürdüm. Çocuğu aldırdıktan sonra bir kez daha birlikte oldum" dedi.
Diğer erkek kardeş M. B. De, suçlamaları kabul etti. Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkarılan imam A. B. İle kardeşi M. B. Ve para karşılığı ilişkiye girdiklerini öne süren 42 yaşındaki N. Ç. Ve 54 yaşındaki E. P., 11 Kasım, 33 yaşındaki N. U. İse 26 Kasım tarihinde tutuklandı. Kardeşler dışşındaki diğer 3 şüpheli tutuksuz yargılanmak üzere dün tahliye edildi.
İmam, erkek kardeşi ve diğer 3 kişi hakkında hazırlanan iddaname 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İki kardeş A. B. Ve M. B., hakkında 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan 10.5 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası istendi. Cumhuriyet Savcısı N. Ç. Ve E. P.'nin yine 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan 7-12 yıl, kadın sanık N. U.'nun da 'Nitelikli cinsel saldırıya yardım etmek' suçundan 3.5-6 yıl hapis ile cezalandırılmasını istedi. Sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkarılacak.

6 Aralık 2014 Cumartesi

Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik. 
Göğüslerini sevdik... 
Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık. 
Kalçalarını sevdik... 
Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik... 

Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık"
Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık. 
Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık. 
Bir daha ve bir daha... 
Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu... 

Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk. 
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu. 
Eh! Yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı! 

Kadınlara dokunmada dünya sıralamasında üst yerlere geldik... 2009 itibariyle rakamlar oldukça "umut verici!!! "

% 40 ını sürekli dövdük
%45 ine duygusal şiddet uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme) 
%16 sına zorla sahip olduk (ve olmaya devam ediyoruz) 

Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri intihara kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık (hem bize ne değil mi? Fener ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık) 

% 9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk. 

Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. "kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun" bu da sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti. 

Ama bu ders o kadar acıdır ki biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı durumlarda kadın dövülür" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik. İslami öğreti yalanları ile kadınları, kız çocuklarını bizlerin kölesi yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı. Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil! . 

% 51'i erkekler ile tartışmayı bile "saygısızlık" sanıyor artık. %36'sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak zorunda kalmış. % 52'si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. % 49'u "erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş! 

Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde... 

Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız... 

Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep kadınlardı. Koşturan ve çabalayan hep kadınlardı. Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp karanfiller attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık ama "ananıda al git" demek bize daha çok yakıştı! 

"Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik... 

14 şubat sevgililer günü ya da anneler gününde bir kaç saat ara verdik ama sonra yine ezmeye devam ettik. 

İş verirken bile onları hep düşündük! İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik. 

Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar. 

Dini sömüren ve kullanan karanlık zihniyet kendi kadınlarını yetiştiriyor. Susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar... Kızlar... Hatta çocuklar... Arada vizyon ya da imaj için ortaya "sürülen" kadınlara bakmayın siz onlar da biliyor "kullanıldıklarını" ama artık düzen kurulmuş. 

Bu ülkenin kurucusu Atatürk 1930'lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk'tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. İhanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik! Türkiye nereye gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine. 

Oysa cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle karanlığa gidiyor. Hatta koşuyor... 

Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor... 
Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor... 

Kadını yok olan ülkenin gideceği yol bellidir. Karanlık ve onursuz bir gelecek... 

Bu işi planlı yürütenler islami motifler ya da örnekler ile kadının ikinci sınıf konuma gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. Bu işe Kuran-ı Kerim'i ortak koşmaları ne acı... Mesela miras hukuku; erkek çocuğa 2 pay, kız çocuğa 1 pay ya da kadının erkeğe itaat etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler... Belli ki burada büyük bir istismar var. Çünkü tüm Tanrı'nın kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz değil mi? Kuran'ı kendi amaçları için yorumlayanlar kadını ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama biz hiç sevmedik. 

Lütfen artık kadınlara beyinleriniz ve gözlerinizle bakmaya başlayın. 

- *Yazar bilinmemektedir. 

Kadınlar